14 Eylül 2013 Cumartesi

Küçük Kara Balık - Behrengi



Bazı çocuk kitapları vardır, hangi yaşta okunursa okunsun insana farklı bir bakış açısı kazandırır, kimi zaman cesaretlendirir kimi zaman hüzünlendirir ama hep bir şekilde dokunmayı, içimize ulaşmayı başarır.

Küçük Kara Balık da öyle bir kitap. Maalesef çocukken okumadım, öyle olmasını isterdim... Buna rağmen ilk okuduğumda bana ulaşmayı başarabilen bir kitaptı. Sonra aradan birkaç yıl geçti ve bir gün izlemediğim halde tesadüfen denk geldiğim bir dizide, 12 Eylül’de yasaklanan kitaplardan olduğunu öğrendim. Sonra ise farklı yerlerde tekrar karşıma çıktı. Her defasında yeniden almalı diye not düştüm ama fırsat olmadı. Hep söyleriz ya her şeyin bir zamanı var diye belki de o yüzdendi almayı unutmam.

Geçtiğimiz hafta başka bir kitap için sipariş verirken hiç aklımda olmadığı halde alışveriş sepetine atmışım kitabı. Geldiği gün okudum. Bu kez daha çok canımı acıttı, çünkü artık kaçırdığım çok fazla şey vardı hayatta. Belki de en başında Küçük Kara Balık gibi özgürlüğü seçmeliydi insan ve ben geç kaldığımı düşünmeye başlamıştım.

Konusunu anlatmayacağım çünkü buraya yazılabilecek her şeyden fazlası kitapta. Çok geç kalmadan okuyun.


“Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum; durmadan aynı şeyleri yapmak, yaşlanana kadar başka bir şey yapmadan yaşamak olamaz; dünyada yaşamanın anlamı bundan daha fazla olmalı!”

“Durmadan düşünmenin bir yararı yok. İlerlemek istiyorsak harekete geçmeliyiz.”

“Ama küçük bir kırmızı balığı bir türlü uyuku tutmuyordu. Bütün gece hiç gözünü kırpmadan denizi düşündü durdu...”


14 yorum:

  1. Ben küçükken okumuştum ve cok sevmistim. Küçükken okuduğum kitapları tekrar okumak çok tatlı hisler verir bana. Hemen bu kitabi da tekrar okumaliyim^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleyse şanslısın :) Eminim daha etkileyici olacaktır.

      Sil
  2. henüz ben de okumadım, :(
    keşke daha fazla vaktimiz olsa kitap okumaya,

    Sevgiler ve bol kitaplı günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiye ederim, çok geç kalmamalı bence. :)

      Sevgiler.

      Sil
  3. İlkokulda ağlaya ağlaya okuduğumu hatırlıyorum küçükken kitap okumaktan nefret ederdim zorlamaylaydı ama sonrasında çok sevmiştim. Dediğiniz gibi Küçük Kara Balık, aslında büyükler için de olan çocuk kitaplarından. Ben de severim böyle her okuduğumda bana farklı düşünceler kazandıran kitapları. Küçük Kara Balık'ı o ilkokul yıllarından sonra bir daha hiç okumadım ama şimdi burada rastlayınca şimdiki bana neler hissettireceğini merak ettim. En yakın zamanda tekrar okusam iyi olur, hatırlattığınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ağlaya ağlaya okudum ama Küçük Kara Balık'tan ziyade kendim için sanırım :) En kısa sürede okuyabilmen dileğiyle :)

      Sil
  4. Benim daha okumayı sökmeden sahip olduğum, ilk kitaplarımdan biriydi Küçük Kara Balık. Şişkolarla Sıskalar, Küçük Prens de ilk gözağrılarımdan ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük Prens'in de yeri ayrıdır elbette :)

      Sil
  5. Ben küçükken okumuştum kitabı ama, büyüyünce tekrar okudum. Çok güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok güzel, hala etkisindeyim ve sürekli tavsiye edip duruyorum :)

      Sil
  6. Annem çocukken okurdu ve her okuduğunda da Küçük Kara Balık geri gelirdi evine. (Bir de Küçük Prens'in çiçeğinin kimse yemezdi) Sonra okuma yazmayı öğrenince vermedi bana o kitapları Bir Şeftali Bin Şeftali'yi oku dedi. Uzun yıllar Kara Balık geri gelirdi sandım. Gerçeği öğrendiğim de çok üzüldüm. Annemin Küçük Kara Balığıyım ben . Onun ve çoğu arkadaşımın telefonun da Küçük Kara Balık diye kayıtlıyım hatta :)
    Ece Temelkuran'a da annesi öyle okurmuş , sonunu değiştirerek. Bunun bir kulübü var dedi hatta :D
    Okumana ,beğenmene çok sevindim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci kez okumak iyi gelmedi bana, ilkinde bu kadar kötü olmamıştım sanırım. Şu an her şeye geç kalmış gibi hissediyorum okuduğum günden beri. Keşke biri okusaydı bana finalini değiştirerek :)

      Sil
  7. Merhaba;
    Ben çok sonraları tanımıştım bu kitabı,şimdi aklıma bir çok anı geldi onunla ilgili, unutmuşum bir çoğunu, hatırladım sayende. Yeniden okumak isteği uyandı içimde. Küçük Prens'i de çok severim, başucumda dursun isterim, güç verir sanki. Bir de Papalagi'yi severim Göğü delen adam'ını oku bak onu da çok güzeldir.Bu sıra benim de içimde kocaman bir boşluk var sanki dibini göremediğim. Önceki blog yazını okuduğumda yorum yazamadım bu yüzden.Böyle zamanlarda bazen kim ne derse desin iyi gelmez çünkü, insan ancak kendi bilir kendine iyi gelecek olanı. Bakalım ben de bilebilmeyi bekliyorum. İyi ki kitaplar ve kediler var..
    Sevgiler çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğba merhaba,
      Umarım güzel anılar canlanmıştır gözünde. Yeniden okuduğunda da aynı tadı vermesini dilerim. Kitabı not aldım sonraki siparişimde almaya çalışacağım :)
      Umarım ben de en kısa sürede bilirim kendime neyin iyi geleceğini çünkü bu kez çok uzun ve ağır geçiyor...
      Sevgiler.

      Sil