23 Temmuz 2013 Salı

Değirmen - Sabahattin Ali

Daha önce Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan isimli kitaplarını okuyup tüm kitaplarını okumak istediğim yazarlardan biridir Sabahattin Ali.

Kitaplarında anlattıklarının yanı sıra (hatta daha fazla) anlatım biçimini çok severim. Naif ama iç acıtan bir üslubu vardır. En azından okuduğum romanları böyleydi, bu nedenle öykülerini de almaya başladım.

Okuduğum ilk öykü kitabıdır Değirmen. Yine aynı tarz bir anlatım var ve yine iç acıtıyor. Her öykünün sonunda burun sızım biraz daha arttı. Eğer herhangi bir kitabını okuyup sevdiyseniz bunu da seversiniz, tavsiye ederim.




Acaba birisini sevdiği için mi, yoksa hiç kimseyi sevemediği için mi, bu kadar yanık, bu kadar derinden çalıyordu?

Günler, kuvvetli bir rüzgarın sürüklediği beyaz bulut kümecikleri gibi birbiri arkasına geçip gidiyorlardı. Ve biz, bunların sonunda muhakkak bir fırtına kopacağını seziyorduk.

Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?

5 yorum:

  1. Çok sevdiğim yazardır Sabahttin Ali ,sevenlerini rastlayınca bambaşka bir sevinç kaplar içimi...Gerçecidir öyküleri ;Anadolumun acılı insanlarının gerçek öyküleri,"Değirmen" de öyle...Selam ve sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Ben de çok severim. Yazdıkları her defasında can yakıyor ama yine de okumadan duramam. :)

    YanıtlaSil
  3. Naif ama iç acıtan bir üslubu vardır demişsiniz, çok doğru demişsiniz. Keşke çok daha fazla yazabilseymiş.

    YanıtlaSil
  4. Şu ana kadar okuduğum kitaplarının en belirgin ortaklığıydı bence. Keşke!

    YanıtlaSil
  5. Ah Sabahattin Ali ah! Yasamı da o kadar acıklı ve ic burkuyor, ölümü de. Hayranıyım onun.

    YanıtlaSil