28 Mayıs 2011 Cumartesi

Firmin - Sam Savage

Firmin, Boston'da bir kitapçı bodrumunda dünyaya gelen bir faredir. On üç kardeşin en sonuncusudur. Diğer on iki kardeşinden çok daha zayıf ve çelimsiz olduğu için anne sütünden faydalanamaz ve karnını doyurabilmek için geceleri kitap yemeye başlar. Kitapları yedikçe mucizevi bir şekilde okumayı öğrenir. Önceleri yemek için can attığı kitapları okumak için sabırsızlanır, sürekli okur. Hatta yediği bazı bölümleri okuyamadığı için kendine kızar. Zamanla tüm kitapları okur. En sonunda ise kendi hayatını anlatan bir kitap yazar.

“Yazmaya çabaladığım tüm hayatım boyunca, açılış cümleleri kadar hiçbir şeyle bu kadar yiğitçe, evet yiğitçe uğraşmadım. Her zaman sanki açılışı düzgün yapabilsem gerisinin kendiliğinden geleceğini düşünmüşümdür. O ilk cümleyi kitabın diğer tüm sayfalarını barındıran bir ana rahmi gibi görmüşümdür. Doğmak için can atan deha parçalarının yuvası. Bu geniş hacimli ilk cümleden sonra hikaye kendi başına akmaya başlamalıydı. Ne büyük bir yanılgı!"

Firmin, okumaya başladıktan sonra kendini insanlara daha yakın hissetmeye başlar ve kardeşleriyle iletişimini koparır. Kitapçıda yaşayan bir tek o kalmıştır ailesinden. Bir fareden çok insan gibi hissetmektedir artık. Hatta buna inanmaya ve kitaplık sahibi ile iletişim kurabilmek için onu uzaktan izlemeye başlar. Ancak bu konuda umutsuzluğa düşmesi de uzun sürmez.

Kitap, Firmin’in anlatıcı olarak kendi hayatını bize sunmasından ibaret. Okuması çok keyifli, sürekli not alacağınız ipuçları veren bir kitap. Bu nedenle tavsiye ederim.




Ajanda Dergi Mayıs sayısı yazımdan alıntıdır.

2 yorum: