26 Nisan 2011 Salı

Kara İstanbul - Kara Manhattan



Tamamen tesadüf eseri görmüştüm “Kara İstanbul” u. İçinde İstanbul, polisiye ve -yeni yeni barıştığım- öykü vardı. Bir de “beni al” diye bağıran kapağı. Bu kadar sebebe hayır demek ve okumamak olmazdı.

Kara İstanbul 4 bölümden oluşan bir kitap. İlk bölüm “Şehvet ve İntikam”, ikinci bölüm “ Sınırları Zorlamak, Haddini Aşmak”, üçüncü bölüm “Karanlık Kıyılarda, Kuytu Köşelerde”, dördüncü bölüm ise “ Acı ve İhtilaf” olarak isimlendirilmiş.

Editörlüğünü Mustafa Ziyalan ve Amy Spangler’ın yaptığı kitapta 16 farklı yazardan 16 farklı hikayeye yer verilmiş. Her hikaye İstanbul’un farklı bir semtinde geçiyor; Büyükada , Bebek, Sirkeci, Altunizade, Rumelihisarı, Fatih, Şaşkınbakkal, Tepebaşı, Sağmalcılar, Aksaray, Fikirtepe, Fener, Yenikapı, 4.Levent, Kurtuluş ve Moda. Aslında her öykü biraz da o semtin kişiliğine hitap ediyor.

Öykülerde polisiye, gerilim, İstanbul, acı ve intikam var. İstanbul’a kayıtsız kalamayan herkesin keyifle okuyacağı bir kitap.

O akşam şehir kuvvetli bir lodosa tutulmuş olmasaydı tüm bunlar yine de olacaktı belki ama o savruk, gizi kendinden menkul deli esinti sınırları aşmak için geçerli gerekçedir. Uğultulu ılık tuhaflığıyla, sadece şehri değil ruhlarını kıstırarak insanlarını da ele geçirir çünkü...

"Noir” serisinin ülkemizde çıkan ikinci kitabı “Kara Manhattan’ı da yine bir tesadüf sonucu gördüm. Bu kez “noir” New York caddelerinde geziniyor. İlk kitapta olduğu gibi bunda da çeşitli yazarların öyküleri var.

Kitap, Lawrence Block editörlüğünde hazırlanmış. Manhattan’da geçen 15 farklı öyküye yer verilmiş. Öyküler bölümlere ayrılmamış.

Sırasıyla ; İyiliksever (Charles Ardai), Son Akşam Yemeği (Carol Lea Benjamin), Sıcağa Dayanamıyorsan (Lawrence Block), Yağmur (Thomas H.Cook), Ziyaret Etmek İçin Güzel Bir Yer (Jeffery Deaver), Sonraki En İyi Şey (Jim Fusuli), Maaşını Al (Robert Knigtly), Çamaşırhane (John Lutz), Koruyucu Meleğim Freddie Prinze (Liz Martinez), Laternacı (Maan Meyers), Neden Vurmak Zorundalar (Martin Meyers), Birikme (S.J.Rozan), New York’un En Güzel Dairesi (Justin Scott), Son Raund (C.J.Sullivan) ve Audrey Hepburn’le Ağlamak (Xu Xi) isimli öyküler yer alıyor.

Öykülerde kara mizah, Manhattan, New York’lu olmak, polisiye ve gerilim sıklıkla kullanılmış. Hepsi keyifle okunuyor.

Her iki kitap da başarılı ve keyifli ancak belki de “bizden” olması nedeniyle Kara İstanbul’u daha çok sevdim.

NOT : Twitter'da Everest Yayınları'ndan aldığım bilgiye göre Kara Brooklynn yoldaymış.


Ajanda Dergi Nisan sayısı yazımdan alıntıdır.

2 yorum:

  1. Evet, Kara Brooklyn yolda.. Çevirisini kendi ellerimle yaptım da oradan biliyorum..:))
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. İmgecim ellerine sağlık :) Devamını da bekleriz :)

    YanıtlaSil