19 Nisan 2010 Pazartesi

Gösteri Peygamberi - Chuck Palahniuk

Chuck Palahniuk'u çoğu okur gibi Dövüş Kulübü ile tanımıştım. Bu kitabını ise çok sevdiğim bir arkadaşım hediye etmişti bana. Kitaplığımda uzun süredir okunmayı bekliyordu. Bu duruma da artık bir "dur" demem gerekiyor. Okunacak kitaplar biriktikçe yeni kitap alıyorum. Takıntı gibi bir şey bu sanırım. Geçtiğimiz günlerde bir liste yaptım ve okunmayı bekleyen 66 tane kitabım olduğunu gördüm. Bunların en az yarısı okunmadan yeni kitap almak yok dedim ama bu sözü ne kadar tutabilirim bilmiyorum :)

Kitap, Creedish mezhebinin yaşayan son üyesi olması nedeniyle beklemediği anda tüm ülkenin ilgisini kazanan Tender'in hikayesini anlatıyor. Tender, yaklaşık 10 yıl boyunca psikolojik destek görmüş, 641. balığını besleyen, kendi halinde biriyken -basın ve devletin etkisiyle- bir anda ilgi odağı haline gelir. Artık her konuda onun adına başkaları karar verir. Ne yiyeceği, ne giyeceği, hangi ilaçları kullanacağı, kiminle ne zaman evleneceği, hangi kitapları yazdığı, hangi programlarda ne söylemesi gerektiği... Hiç birine kendisi karar veremez. Çünkü o artık bir mesihtir, Creedish mezhebinin kalan tek üyesidir. Tüketim ve pazarlama çılgınlığına ait düşüncelerin esprili bir dille anlatıldığı, mutlaka okunmalı diyebileceğim bir kitap.

Ayrıntı'dan...
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılgınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama... Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak. Kaderi beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor... Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı “dış dünya”nın çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına karışan gizemli Fertility Hollis’e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır...Ve “intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır.” Chuck Palahniuk, önlenemez kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanının gözünden tüketim toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Dövüş Kulübü’nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı bir roman, benzersiz bir yeraltı edebiyatı örneği.

5 yorum:

  1. Kesinlikle takıntı :) Bende de var; kitabı daha bitirmeden başka kitaplar alıyorum, onları okumak için elimdekini bir an önce bitirmek için çabalıyorum. Sonra aldıklarımı okumaya geçince döngü tekrar devam ediyor yeni, başka kitaplar...
    Ama 66 sayısı çok yüksek çok uzunca bir süre yeni bir kitap almaman gerek :) Kütüphaneden alıp okumayı dene derim, en azından çok kitap biriktermssin ve geri vereceğin için belli bir süre içinde de okursun..

    YanıtlaSil
  2. "Kenarda okunmak için bekleyen kitaplarımızı arkadaşlarımızla dönüşümlü okuyalım" kampanyası başlatalım ! :)

    YanıtlaSil
  3. Romankarakteri, benim olmayan kitabı okuyamamak / okuduğum kitabı kendi kitaplığımda bulundurmak gibi bir takıntıya daha sahibim. Bu nedenle kütüphaneden kitap alıp okusam bile eninde sonunda o kitabın aynısından satın alıyorum :) Ama kararlıyım o sayıyı en aza indireceğim !

    Dışavurum, ya ben yeni kitap alıp hediye etsem olmaz mı :) onların hepsi benim :)

    YanıtlaSil
  4. palahniuk'un en iyilerinden biri.özellikle evdeki her bir lekenin nasıl çıkarılacağı ile ilgili detaylar,ve sondaki pornografi çöplüğü gerçekten inanılmaz. palahniuk'un tarzı çok kolay gibi gelebiliyor ama her kitabı bayağı bir araştırma ve çalışma içeriyor.

    YanıtlaSil
  5. Ahmet, çok haklısın. Bu tarzı Dövüş Kulübü'nde de kullanmıştı.

    YanıtlaSil