15 Mart 2010 Pazartesi

Her Şey Aydınlandı - Jonathan Safran Foer


Karışık bir kurgu ile yazılmış bir kitap olduğunu söyleyip baştan uyarayım. ( Hayır bu olumsuz bir özellik değil lütfen yanlış anlaşılmasın :) Kitapta geçmiş ve şimdiki zamanın paralel anlatımı var. Şimdiki zamanda yer alan kahramanlarımız köklerini aramak için yollara düşmüş olan Jonathan, ona rehberlik eden genç Alex ve dedesi Alex. (Gerçi Sammy davis jr. jr'ı da unutmamak gerek. ) Kitabı iki bölüm şeklinde düşünürsek ilk bölüm gayet eğlenceli ancak 2. bölümde eğlence yerini hüzüne bırakıyor. Kitap aynı zamanda filme uyarlanmış. En kısa sürede filmi de izlemeyi umuyorum.

Tam adım, Alexander Perchov. Ama tüm arkadaşlarım bana Alex der çünkü bu, tam adımın söylemesi daha kısa halidir. Annem bana ‘Alexi-delirtme-beni!’ der çünkü hep delirtirim onu. Onu neden delirttiğimi merak ediyorsanız söyleyeyim: çünkü sürekli arkadaşlarımla bir yerlerdeyimdir ve feci nakit saçıyorumdur ve bir anneyi delirtecek daha bir sürü şey yapıyorumdur. Babam, yazın bile kafamdan çıkarmadığım kürk yüzünden bana Şapka derdi. Bunu kesti çünkü ona, bana böyle demeyi kesmesini emrettim. Kulağıma çocukça geliyordu ve ben kendimi daima çok iktidarlı ve üretken bir erkek gibi görmüşümdür. Çok, çok kızım var benim, inanın ve hepsi beni başka isimle çağırır. Bir tanesi bana Bebeğim der; bebek olduğumdan değil, bana baktığı için. Bir diğeri bana Gece Boyu der. Neden böyle diyor, söyleyeyim mi? ( syf.7 )

* * *
Ayıplı tefeci Yankel D, o akşam bebeği evine götürdü. Geldik, dedi, işte ön basamak. İşte burası. Bu, senin kapın. Ve işte bu tuttuğum da senin kapının tutamağı. Ve işte, eve geldiğimizde ayakkabıları buraya koyarız. İşte, ceketlerimizi buraya asarız. Bebekle anlayabilirmiş gibi, asla yüksek ses veya tekli heceler ve saçma sapan sözcükler kullanmadan konuştu. Seni beslediğim bu şey, süttür. Süt, bir gün tanışacağın sütçü Mordehay’dan gelir. O da sütü inekten alır. İnek, düşündüğünde çok tuhaf ve asap bozucu bir şeydir, o yüzden inek üstüne fazla düşünme… Yüzünü okşayan bu şey, benim elimdir. Bazı insanlar sağ elini, bazıları sol elini kullanır. Sen hangisisin henüz bilmiyoruz çünkü orada öylece oturup işleri bana bırakıyorsun… Buna öpücük denir. Dudaklar yapıştırılıp bir şeyin üstüne, bazen bir yanağa, bazen başka dudaklara, bazen başka şeylere bastırıldığında olan budur. Öpülen, duruma göre değişir… Bu, benim kalbimdir. Sen ona sol elinle dokunuyorsun; bunun nedeni solak olman değil ki öyle çıkabilirsin, sol elini tutup kalbime bastırmamdır. Şimdi duyduğun benim kalp atışlarımdır. Beni hayatta tutan budur. ( syf. 51 )

* * *
- Sana Lutsk'tan birkaç kitap getirdim, dedi.

Brod, ağır çantayı alırken " bunları almaya gücümüz yetmez" dedi. Yarın hepsini iade edeceğim.

- Ama bunları almamaya da gücümüz yetmez. Hangisine daha fazla gücümüz var ? Almaya mı almamaya mı ? Bana göre her halükarda zarardayız. Benim yolumdan gidersek, en azından kitaplı zarardayız. ( syf. 93 )

6 yorum:

  1. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine arıyordum bu filmi, dün D&R da görür görmez aldım, henüz seyretmedim ama bu akşam hedeflerim arasında :) müziklerini daha önce edinmiştim ve bence harika bir albüm :)) tavsiye ederim

    YanıtlaSil
  2. Ben de çok merak ediyorum. İnternetten sipariş verdim ama kimbilir ne zaman gelir :(

    YanıtlaSil
  3. Jonathan Safran Foer'in ikinci romanı Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın çok daha iyi bir kitap bence. Bu sıralar Eric Roth tarafından senaryolaştırılıyormuş. Filmi de Stephen Daldry'nin yöneteceği söyleniyor.

    Her Şey Aydınlandı ise geçmişe döndüğü bölümlerde kafamı çok karıştırdı. Kitaptan kopmama neden oldu o geri dönüşlerin çoğu. Bir de kolsuz karakteri pek sevmedim. Film ise hikayenin sadece günümüzde geçen kısmıyla ilgileniyor. Böyle iki üç koldan birden anlatılan bir kitabı sadeleştirip tek bir şeye odaklanmak açısından iyi olsa da vasat bir filmdi Her Şey Aydınlandı. Elijah Wood da çok kötü oynamıştı.

    YanıtlaSil
  4. ddarko, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'ı aldım ancak henüz okuyamadım bu nedenle karşılaştıramıyorum tabi :) ama kitaptan uyarlama filmleri - her ne kadar çoğu zaman kitaptan uzaklaşsa da - izlemeyi severim. Herşey Aydınlandı için evet kitap karışık bir kurguyla yazılmıştı. Hatta tarzı sevmeyenler için çok sıkıcı bile olabilir. Ama ben sevdim. Özellikle - senin de blogunda paylaştığın - Yankel'in lafları hatta sırf onun olduğu bölümün hatrına bile tekrar tekrar okuyabilirim. Hatta bu noktada senden farklı olarak filmi de beğenmiştim :) Elijah Wood'un oyunculuğunda ise rahatsız eden bir nokta olmadı ama bunları sadece izleyici gözüyle söylüyorum. Senin bu konuda biraz daha işin içinde olman nedeniyle (blogundan anladığım kladarıyla tabi) daha teknik detayları görebildiğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  5. Kötü ingilizce konuşan bir karakterin ingilizcesini türkçeye çevirince böyle sıkıcı bir kitap ortaya çıkıyor.NYTimes bestseller olmuş çünkü Alexin konuşmasında inceden bi mizah var bir de tabi Yahudi soykırımı falan işin içine girince popüler kültür meraklıları sardırmış(bence) kiataba.
    Bence sıkıcı bir kitap, filmi de bi nebze idare eder.

    YanıtlaSil