19 Kasım 2009 Perşembe

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

Kaç kez okuduğumu saymıyorum bile artık ! Çok değerli bir kitap benim için. Uzun zamandır yorumlamaya, kitapla ilgili bişeyler karalamaya çalışıyorum ama -yok- olmuyor. En iyisi kitaptan birkaç alıntı yapmak sanırım. Gerisini zaten kitabın kendisi anlatıyor...

" Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

" Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum ! Bu eksik sana değil, bana ait... Ben de inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın... Seni seviyorum..."

" Trenin hareket saati gelmişti. Bir memur vagon kapısını örtüyordu. Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane:
- 'Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırsan gelirim' dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti:
- 'Nereye çağırırsan gelirim!"

" Yeni başlayan hafif bir yağmur suyun tüylerini diken diken ediyordu."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder